|
Tekel işçileri Ankara’da tüm hava koşullarına rağmen, kara, tipiye, yağmura ve dondurucu soğuğa rağmen 40günü aşkın süredir direniyor. Sadece Ankara’da değil, sadece Tekel işçileri değil, Türkiye’nin her bölgesinde, Ankara’da tekel işçileri, İstanbul’da İtfaiye işçileri, Balıkesir’de Mutaf işçileri. Türkiye coğrafyasının her bölgesinde işçi sınıfının mücadelesi yükseliyor, Türkiye’nin her bölgesinde direniş sürüyor. Akp hükümeti tekel işçilerine 4-c yasasını dayatmaya çalışıp, işçileri daha çok sömürüp daha çok yoksullaştırmaya çalışıyor. İşçileri geleceksizleştiriyor. Chp ise Ankara’da tekel işçilerine destek verdiğini söylüyor fakat İzmir’de Kent-AŞ işçilerini belediyelerden atıyor. Hükümetle beraber bütün düzen partileri işçi sınıfını, dolayı ile bizim ailelerimizi yani bizi sömürüyor, yoksullaştırıyor.Ama her türlü baskıya rağmen devletin biber gazlarına, joplarına ve tehditlerine rağmen Ankara’da tekel işçisi direnmeye devam ediyor. Genel grev istiyor, genel direniş diyor.
Haber fotoğrafları için tıklayınız...
Böyle bir süreçten geçerken, biz Dev-Lis’liler ( Devrimci Liseliler ) Ankara’dan yükselen tekel işçilerinin sesini duyuyoruz, Bursa’da maden ocağı altında kalan işçilerin feryatlarını duyuyoruz, İstanbul’da İtfaiye işçisinin sesini duyuyoruz, Balıkesir’de Mutaf işçisinin sesini duyuyoruz. Biz biliyoruz ki bugün Tekel’de haklarını isteyen, güvencesiz bir geleceğe hayır diyen tekel işçileri bizim ailemiz olabilirdi, beklide bizim ailemizdi. Biz Dev-Lis’liler çok iyi biliyoruz ki, biz yarın okullarımızdan mezun olduğumuz zaman belki Ankara’da Tekelde, İstanbul’da İtfaiye’de, Balıkesir’de Mutaf’ta olacağız. Yarın belki İzmir’de belediyeden atılan bir Kent-AŞ işçisi olacağız, belki Bursa’da maden ocağında hayatımızı ortaya koyup 30-40 lira yevmiye için çalışacağız. Şuanda ailelerimizin buralarda çalışıyor veya direniyor olabilme ihtimalini de çok iyi biliyoruz. Biz bugün okullarımızda saçımız, sakalımız belki de küpemiz etek boyumuz yüzünden sömürülürken, belki de doğduğumuz yer veya ten rengimiz yüzünden hor görülürken, tembel veya zeki diyerek fakir veya zengin diyerek ayrılırken yarın çalışmaya başladığımızda, yarın işçi olduğumuzda aynı sebeplerden ötürü aynı sömürüyü yaşayacağımızı çok iyi biliyoruz. Ve biz Devrimci Liseliler olarak 40 yıldır haykırdığımız gibi bugünde haykırıyoruz, işçi sınıfının ayaklandığı her yerde, her bölgede, her şehirde bizde onların sesine ses katacağız. Çünkü onların onurlu mücadelesi tüm işçi sınıfına yol gösteriyor, onların kararlılığı ve inancı bizim genç bedenlerimizde büyüyor. Bugün Tekel işçisine gaz sıkan jop vuran bu devletin karşısında biz milyonlarız, Ankara’da Tekel’de, İstanbul’da İtfaiye’de direnen ailelerimizin yanındayız. Gün mücadele ve direnişi büyütme günüdür. Gün ayaklanma günüdür. Çünkü biz bugünün öğrencisi yarının Tekel işçisiyiz. Tek ses, tek yumruk Dev-Lis geliyor!
DEVRİMCİ LİSELİLER - İstanbul 6 Şubat 2010
|