Sözümüzde Durduk, Deniz Olduk Ankara'ya Aktık!
Sözümüzde Durduk, Deniz Olduk Ankara'ya Aktık!
DEV-LİS’lilerin ‘Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim istiyoruz, alacağız’ şiarıyla düzenledikleri eyleme polis saldırdı.
‘İstiyoruz, Alacağız’ başlıklı bir kampanya yürüten DEV-LİS kampanya kapsamında disiplin yönetmeliklerinin kaldırılmasını, özel okulların ve dersanelerin kapatılmasını, cins ayrımcı eğitime son verilmesini talep eden bir çok eylem gerçekleştirdikten sonra, kampanyanın son eylemini 30 Mayıs günü Ankara’da merkezi olarak gerçekleştirdi.
DEV-LİS'liler Necatibey Caddesinden başlattıkları yürüyüş Ankara Metrosundan geçerek Karanfil Sokağa yöneldi . Karanfil sokağın sonunda kurulan polis barikatı önünde süren pazarlıktan sonuç alınamayınca polis biber gazı sıkarak liselilere saldırdı. DEV-LİS'liler artık polis copuna, gaza dumana alıştıklarından Yüksel Caddesinde basın açıklamalarını gerçekleştirip, halaylarını çektiler ve SDP Kongresinin yapıldığı salona döndüler.
Haber fotoğraflarını görmek için tıklayın...
DERSANE DEĞİL OKUL, SINAV DEĞİL ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ!
Geçtiğimiz hafta gazete manşetlerine ve televizyon haberlerine yansıyan bir haber bu ülkenin yaşadığı acı bir gerçeği itiraf ediyordu. Dershanelerin sayısı, okulların sayısını geçmişti.Ülkede 3357 liseye karşılık 4193 dershane var ve dershanelere yıllık 16 milyar 700 milyon TL para yatırılıyor. Eğitim-Sen raporlarında söz konusu paranın eğitimin iyileştirilmesi için harcanması durumunda ülkede ki eğitim seviyesinin Norveç’i geçeceği açıklanıyor. O Norveç ki şu anda AB ülkeleri arasında eğitim seviyesinin ve kalitesinin en yüksek olduğu ülke olarak biliniyor. Yani sadece dershanelere 1 yıl içinde harcanan para ile ülkede ki bütün okulların eğitim kalitesini bırakın dershaneleri AB ülkeleri ile yarışacak konuma getirebilirsiniz.
Dershane sektörü sadece ekonomik cirosu ve eğitimin içeriğini boşaltması açısından önem taşımıyor.Bu sektör aynı zamanda eğitimde adaletsizliğin ve eşitsizliğin körüklenmesini büyütülmesini temel etmeni rolünü oynuyor. Bu rol beraberinde dramatik ve trajik gelişmelerin yaşanmasına da yol açıyor. Bu dediğimize en somut kanıt geçtiğimiz aylarda Muğla-Fethiye’de dershane parasını ödeyemediği nedeniyle annesinin cezaevine konulmasını onuruna yediremeyen Soner Semih Sipahi‘nin intihar etmesidir. Bilinmelidir ki Soner Semih Sipahi intihar etmemiştir. Katledilmiştir. Bu intihar değil, cinayettir! Bu cinayetin suç ortakları sektörü besleyen sınav sistemi, bu sınav sisteminin sahibi Milli Eğitim Bakanlığı bir bütün olarak dershane sektörü ve adaleti insanı duygulardan arındırılmış ve vicdanını da köreltmiş teknik bir olgu olarak algılayan yargı sistemidir. DEV-LİS bu cinayete sessiz kalmamış, İzmir ve Ankara’da bedeller ödemiştir. Bilinsin ki ödediğimiz bedel bizi korkutmamıştır! Bilinsin ki DEV-LİS susturulmayacaktır! Buna kimsenin gücü yetmeyecektir.
Eğitimde adaletsizliği besleyen tek etmen dershane sektörü değildir, ironiktir. Geçtiğimiz hafta haber bültenlerine yansıyan araştırma özel okul sahibi bir dernek tarafından yapılmıştır. Bu özel okullar ki maliyetleri 5.000 ile 40.000 Lira arasında değişmektedir. Anaokulundan lise sona kadar harcanan paralar 100 küsür binleri bulmaktadır. Bu ülkede 40 milyon kişinin asgari ücretle geçindiği düşünüldüğünde özel okullara kimleri gittiği de görülecektir. Özel okullar ve dershaneler sadece eğitimde adaletsizliği arttırmakla kalmayıp aynı zaman da ülke nüfusunun çoğunluğunun çocuklarının yani yoksul çocuklarının okuma imkanlarını da ortadan kaldırmaktadır. Yani geleceklerini ellerinden almaktadır. Yani yoksulluğu kalıcı hale getirmekte, kitleleri cehalete mahkum etmektedir. Bir avuç zenginin refahı uğruna milyonların hayatını harcamaktadır.
Tüm bu eşitsizliğin ve adaletsizliğin ortasında bu eşitsizliğin ana sorumlusu olan sınav sistemi durmaktadır. Ortaokullardan başlayıp lise ve KPSS’ye uzanan sınav sistemi bir yandan dershane ve özel okulları zorunlu bir uygulama olarak dayatmakta öte yandan eğitim sistemini çökerterek test çözmeye endekslenmiş ve aptallaştırılmış bireylerin yetişmesine sebep olmaktadır. Var olan sınav sistemi bir yanıyla bizi içinden çıkılmaz bir eziyet ve amansız yarışın içine sokarken diğer yandan çocukluğumuzun ve gençliğimizin harcanmasına, geleceğimizin elimizden alınmasına sebep olmakta, hayatımızı ve ruhumuzu karatmaktadır. Bilinmelidir ki bu amansız yarışta alt sınıf çocuklarının başarı şansı yoktur. Bilinmelidir ki sınav sistemi bir sermaye sistemidir. Sermaye sisteminde paranın gücü konuşur. Sermaye sisteminde sermayenin büyüklüğü konuşur. En zenginin yoksuldan 50 kat fazla para harcadığı sınav sisteminde yoksul çocuklarının başarı şansı yoktur.
Anne ve babalar basit ve düz bir düşünceyle sınavları kazamayanları tembellikle etiketleyerek, sınav sisteminin gerçek özünü görmezden gelmektedir. Bilinmelidir ki öğrencinin başarısı, onun başarılı olabilmesi için ona yatırılan sermaye ile ölçülüyor. Ve birileri sadece ana okuluna yıllık 30.000 lira yatırıyorsa emekli maaşı yani 25 yıllık çalışması 30.000 Lira etmeyenlerin çocuklarının onlar karşısında şansı ana okulunda kaybolmuştur. Devlet bu ayrımı devlet okullarını çökerterek derinleştirmektedir. Devlet okulları bilimsel içerikten uzaklaştırılmış ezberci,şoven müfredatla yozlaştırılmış ve çökertilmiştir.Eşitsizlik insanların kendi anadilleriyle eğitiminin yasaklanmasıyla daha da arttırılmıştır.Düşündüğü dilde konuşamayan ve eğitim göremeyen insanların bir diğeri ile eşit koşullarda yarışacak olması adaletsizliktir. Paralı eğitim okullarda toplanan fotokopi parası, kayıt parası değildir. Paralı eğitim bu ülke de üniversitede okumak uğruna dershanelere ve özel okullara gitmek zorunda kalınmasıdır. Esas paralı eğitim özel okullar ve özel dershanelerdir.
Biz DEV-LİS’liler paraya endekslenmiş, parası olanın başarılı olduğu özel dersler, özel okullar ve özel dershaneler dünyasında yoksul çocuklarının geleceğinin ve yerinin olmadığını biliyoruz. Bu sistemin bizim hayatımızı çaldığını biliyoruz. Sınav sisteminin ve onun beslediği paralı eğitimin bize kölelik ve intihar dışında seçenek sunmadığını biliyoruz. Bildiğimiz için çözümü bu eğitim sistemi içerisin de aramıyoruz. Var olan eğitim sistemi insanları aptallaştıran, köleleştiren ve hayatlarını çalan sistemdir, ortadan kaldırılmalıdır!
DEV-LİS dershane sistemini protesto için Ankara’da gerçekleştirdiği haklı ve meşru eylemde Ankara polisinin vahşi saldırısıyla karşı karşıya kalmıştır. Arkadaşlarımız tartaklanmış ve gözaltına alınmış, tutuklanmaya çalışılmıştır. Saldıranlara soruyoruz; Siz kendi çocuklarınızın geleceğinden emin misiniz? Dershane patronlarını kahramanca savunan emniyete soruyoruz; Sizin çocuklarınızın parasını patronlar mı ödeyecek? Siz çocuklarınızı özel okullara mı yollayacaksınız? Sizin çocuklarınızın üniversiteyi bitirdiğinde işe girme garantisi mi var? Kahramanlar! Size soruyoruz; Siz kimin kahramanısınız?
Bilinsin ki patronların kahramanlarından daha kabalık ve daha güçlü olan yoksulların ve halkın çocukları var. DEV-LİS var! Biz buradayız! Ankara’dayız! Bilesiniz ki biz susmayız. Biz durmayız. Gücünüz varsa karşılamaya hazırız.
Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan halka yalan söylüyorsunuz! Sınavları kaldıracağız, dershanelere son vereceğiz diyerek halkı kandırmaya çalışıyorsunuz! Sınavları daha arttırıyor, özel okul sayısını çoğaltıyor, paralı eğitimi güçlendiriyorsunuz! Siz patronlara çalışıyorsunuz. Bizden yana değilsiniz!
Dev-Lis buraya protesto eylemine gelmedi. Dev-Lis malumu bir kere daha duyurmaya geldi. Dershaneler, paralı eğitimin mimarları bizde korkun! Sizinle mücadele edeceğiz! Size sonuna kadar direneceğiz! Ne polisiniz, ne disiplin yönetmelikleriniz, ne de okul kapılarını tutan okul idarecileriniz bizi durduramaz. Bir şey biliyoruz; kaybedecek hiçbir şeyimiz yok! Çünkü her şeyimizi elimizden aldınız. Siz bir şey bilmiyorsunuz! Onurumuz var, direnme gücümüz var, cesaretimiz var, size karşı dövüşecek, size karşı direneceğiz. Ve bir gün biz kazanacağız.
• Dershaneler kapatılmalı, özel okullar kamulaştırılmalıdır!
• Eşitsizliği kalıcı hale getiren ve adaleti yok eden sınav sistemi ortadan kaldırılmalıdır.
• Ezberci, gerici ve şoven müfredat ortadan kaldırılmalı. Bilimsel, demokratik, anadilde eğitim verilmelidir.
• Okulları hapishaneye çeviren ve öğrencileri mahpus gören disiplin yönetmeliği iptal edilmelidir.
DEVRİMCİ LİSELİLER - Ankara
18 Mayıs 2010
FACEBOOK GRUBU
E-posta Grubu
![]() |
|
Devrimci Liseliler (DEV-LİS) |
| E-posta: |

