http://www.youtube.com/watch?v=_iyeErjY3LI
devlissitelogo

Makale ve Denemeler

Ne Kadar Kötü Kokarsak O Kadar İyi...

   İzmir yerel medyası, çok değil yine bir kaç yıl önce DEV-LİS'i hedef gösteren yazılar yazıp gazetelerine haber yapmışlardı. Liselilerin 1 Mayıs'a çıkmasını ve işçi eylemlerinde olmasını tuhaf karşılayan bu zihniyet karşımıza tekrardan, bu sefer de 'çevreci' anlayışla karşımıza çıkıyor. Afişleri ve stickerları çevre kirliliği olarak gösteren, aynı zaman da sokaktaki çete kavgalarını DEV-LİS'e mal eden bu gazete(ler) farkında olmadan bizleri halkın hafızalarına şiddet yanlısı göstermeye çalışırken, tam aksine insanların sempatiyle baktığı bir örgüt haline getiriyor. Meşru eylemlerde, mitinglerde, yürüyüşlerde, her zaman bütün gücüyle işçi ve emekçilerin, ezilen halkların yanında olan DEV-LİS, burjuva basını tarafından şiddet yanlısı olarak gösteriliyor ve insanların hafızasına korku işlemeye çalışılıyor.

Devamını Oku: Ne Kadar Kötü Kokarsak O Kadar İyi...

 

Geleceğimiz Nasır Tutmuş Emekçi Ellerimizde!

   Meslek edinme ve geleceğimizi bir nebze ‘kurtarma’ amaçlı girdiğimiz meslek liselerine baktığımızda, aslında hiç de öyle olmadığını görüyoruz. 2. ve 3. Sınıflarda atölyede yaşadığımız iş kazaları, döner sermaye ve okul yönetiminin cebine kazandırdığımız paralar ve 4. sınıfta bunların üstüne gelen staj sömürüsü de eklenince işin tamamen çıkmazda olduğunu anlıyoruz. Bunların yanı sıra staj ve atölyelerde gördüğümüz muamelede cabası. Esasen işin teori ve pratiğini öğrenmemiz yerine genel de bizlere temizlik, ayak işleri veya çay servisini öğretiyorlar. Aslında bu kısa yazıda bile kapitalist sistemin çelişkilerini çok rahat görebiliyoruz.

Devamını Oku: Geleceğimiz Nasır Tutmuş Emekçi Ellerimizde!

 

Okulda Polis İstemiyoruz!

   Üniversitelerde yıllarca karşı çıktıklarımızı şimdi ilköğretim okulları ve liselerde de uygulamaya koymaya başladılar. Siviliydi, resmisiydi derken her yeri polisle doldurdular. Önce güvenlik görevlileriydi derken (okulların parası yokken, bir hizmetli eksiltilerek, sosyal etkinliklere para bulunamayan ama velilerin verdikleriyle işe alınan güvenlikçiler), dış kapıdaki polis, okulların içine kadar girdi. Dersten çıktığınızda onu görüyorsunuz koridorda, müdürün odasında, yarın öbür gün belki de sınıfın içinde.

   İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı 20.09.2007 (evet yanlış okumadınız) tarihinde “Okullarda güvenli ortamın sağlanmasına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin arttırılmasına ilişkin işbirliği protokolü” imzalamış. İmzalanan bu protokolün yürürlülük süresi 3 yıl ama taraflardan birinin sürenin uzatılmasına ilişkin itirazı olmadığı sürece protokol uygulamaya devam edecek. İmzalar İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e ait. “Eğitim ortamlarında şiddetin önlenmesi ve azaltılması strateji eylem planı” adıyla geçerken, tanımlar maddesi ise çok ilginç. Başbakanlık genelgesi: 2006/17 sayılı Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddet Hareketleriyle Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi için alınacak tedbirler konulu genelge.

Devamını Oku: Okulda Polis İstemiyoruz!

 

Emekçiye Jop, Kuyrukçuya Oscar...

   Geçtiğimiz haftaya emekçiler damgasını vurdu. Sistem mağdurları her alanda grevdeydi. Bunlardan biri Tekel işçileriydi. 31 Ocak'ta Tekel'in tasvife süreci tamamlanıyor. Tekel'e bağlı 47 yaprak tütün işletmesinin kapatılmasıyla 12 bin işçi işsiz kalıyor. Hükümet işçiyi mağdur bırakmamak adına işçileri 4-C statüsüne geçirecek. Ancak hükümetin mağdur bırakmama anlayışı maalesef şöyle:
- Örgütlenme hakkı yok.
- Kıdem tazminatı yok.
- İş süresi 4-10 ay.
- Asgari ücret.
- Ne işçi, ne memur statüsü taşınacak.

Devamını Oku: Emekçiye Jop, Kuyrukçuya Oscar...

 

"500 TL Ver İstediğini Rehin Alayım..."

   “500 TL ver istediğini rehin alayım...” Ülke gündemini baya meşgul etti bu söylem. Üç-dört şoven-faşist insanlar tarafından söylenen bu söz ne kadarda korkutucu bir söylem. Hali hazır da kendilerini ülkenin kahramanları olarak görebilirler. Geçmişte olduğu gibi Ogün Samastlar, Yasin Hayaller kendilerini birer kahraman olarak ilan etmediler mi? Peki yaşadığımız coğrafyada kahraman olmak bu kadar basit bir olgu mu? Ya da şöyle sormak lazım; kahraman olmanın yolu birilerini vurmak, öldürmek, işkence etmekle mi oluyor? Kime ve neye göre kahraman olduğunun pek de bir önemi kalmadığı ülkemizde bu tarz şoven, ırkçı, faşist insanlar ellerini kollarını sallayıp rahatça gezebiliyorlar. Peki sizce de 500 TL için mi bu bütün yaşananlar? Yoksa yaşananların arkasında birilerinin parmağı mı var?

Devamını Oku: "500 TL Ver İstediğini Rehin Alayım..."

   

Haraç

   Hepimizin de bildiği gibi Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesinde her bireyin okuma hakkı zorunluluktur ve eğitim parasızdır. Ama ne yazık ki ülkemizde eğitim tamamen rant alanına dönüşmüştür. Özellikle varoş okullarında okuyan öğrenciler maalesef bu sorundan en çok etkilenen tabakayı oluşturuyor. Çocuklarını parasızlıktan dolayı iyi bir liseye gönderemeyen aileler genellikle devletin atama yapmadığı, bir çok öğretmenin kendi branşları dışında eğitim verdiği liselere çocuklarını göndermek zorunda kalıyorlar. Vaziyet bu haldeyken eğitimin nasıl verildiğini siz düşünün. Üstüne üstlük bu yetmezmiş gibi bir de katkı payı adı altında toplanan paralar aile ve öğrenciler için büyük bir sıkıntı teşkil ediyor. Spor parası, müzik parası, aidatlar, kömür parası vb. 'haraç'lar bizler için okumanın bu ülkede ne kadar zor(un)lu olduğunu gösteriyor. Toplanan spor paralarıyla neler alınıyor hala daha çözebilmiş değiliz. Kömür parası adı altında toplanan paralarla okullarla kömür alındığını lise hayatımız boyunca gören arkadaşlar var mıdır acaba?

Devamını Oku: Haraç

   

Milli Eğitimi Millileştirmek

   Dünya’da hiçbir ulus yoktur, Türkler kadar kendini korku zindanlarında hisseden; Kürtler, Ermeniler, Rumlar kimilerine göre Araplar ve Avrupalı toplumlar dâhil hepsi düşmanlardır… Tüm Dünya halklarının işi sadece Türkleri bölmek, çarpmak, toplamak ve çıkartmak üzerine kuruluymuş gibi idrak ettirilir. Öyle ki bu söylemlerle kuvvetlendirilen milliyetçilik savsatası Türk insancıklarına katliamlar yaptırtmıştır. Bu paranoyalar kıskacını yaratanlar, kıskaçtan dışarı sadece şovenist öfkenin çıkmasına izin verirler. Nasıl ki kediyi köşeye kıstırırsanız tırmık atarsa, buda öyle bir durum olsa gerek.

Devamını Oku: Milli Eğitimi Millileştirmek

   

FACEBOOK GRUBU

Video

videomanset

E-posta Grubu

Devrimci Liseliler (DEV-LİS)
E-posta Haberleşme Ağı

E-posta: