http://www.youtube.com/watch?v=_iyeErjY3LI
devlissitelogo

"500 TL Ver İstediğini Rehin Alayım..."

   “500 TL ver istediğini rehin alayım...” Ülke gündemini baya meşgul etti bu söylem. Üç-dört şoven-faşist insanlar tarafından söylenen bu söz ne kadarda korkutucu bir söylem. Hali hazır da kendilerini ülkenin kahramanları olarak görebilirler. Geçmişte olduğu gibi Ogün Samastlar, Yasin Hayaller kendilerini birer kahraman olarak ilan etmediler mi? Peki yaşadığımız coğrafyada kahraman olmak bu kadar basit bir olgu mu? Ya da şöyle sormak lazım; kahraman olmanın yolu birilerini vurmak, öldürmek, işkence etmekle mi oluyor? Kime ve neye göre kahraman olduğunun pek de bir önemi kalmadığı ülkemizde bu tarz şoven, ırkçı, faşist insanlar ellerini kollarını sallayıp rahatça gezebiliyorlar. Peki sizce de 500 TL için mi bu bütün yaşananlar? Yoksa yaşananların arkasında birilerinin parmağı mı var?

   İşin ilginç tarafı bu faşist ve ırkçı tipler burjuva medyasına yüzleri kapalı olarak yansıdı ve isimlerinin sadece baş harflerini verdiler. Niye? Tabiî ki doğru ve ilkeli habercilik için(!) O zaman Van’daki bir liseliyi polisler darp ederek gözaltına aldığında neden yüzünü ve ismini deşifre ettiler? İlkeli ve dürüst habercilik etnik kimliğe göre değişiyor mu? Taraf gazetesi Vanlı liselinin fotoğrafını yayınlarken ilkeli haberciliğinin alaşağı olacağını hiç mi düşünmedi? Taraf gazetesinin savunucuları bu yazıları ve bu başlıkları gördükleri zaman hala daha tarafın savunucuları oluyorlar mı merak ettiğimiz sorulardan biri. Kurşun sıkana dürüstlük, darp edilip gözaltına alınan liseli genç için sahtekarlık. Radikal gazetesi ise bu zanlıları meşrulaştırmak için “onlar müzisyen tanınan tipler” gibi söylemlerde bulunup bu zanlıların kahramanlıklarını maalesef kabul etmiş durumda. Peki müzisyenlik çaldığı sazın yerine silah almak mıdır diye Radikal gazetesine soruyoruz?

   Okullarımız da bile bu eli kanlı faşistleri kahraman kabul eden liseli öğrenciler var. Hatırlasanıza Ogün Samast’ı kahraman ilan edip beyaz bere modası başlatmışlardı. Bu faşistler için kendine sanatçı diyenler isimlerine şarkılar yaptılar. Liselilerin bu kadar apolitikleşmesi maalesef ileride bizlere kahraman olarak geri dönmesini sağlayacaktır. Sistemin de istediği budur zaten. Liselileri tek-tipleştirip, militarist, şoven, cinsiyetçi ders müfredatlarıyla kendi buyruğu altına almak ve onlardan kahramanlar yaratmak. Liselilerin bu içler acısı durumu ne Milli Eğitim Bakanlığı ne de okul idareleri tarafından görülmüyor. Ya da görmek istenmiyor.

   Bu kötü gidişata son vermek ve dur demek bugün bizler için en önemli görevlerden birisidir. Kahramanlığın bu kadar içinin boşaltılmadığı dönemde asıl kahramanlıkların nasıl olduğunu ve kimler olduğunu anlatmak biz Devrimci Liseliler (DEV-LİS) için en önemli temel sorunlarından bir tanesidir. Bulunduğumuz her yerde liselerde, mahallelerde gençliğin apolitikleşmesinin önüne geçip örgütlü saflarımıza katmak en büyük devrimci görevlerimizden bir tanesidir. Ve herkese kahramanlarımızın yani Mahir Çayanların, İbrahim Kaypakkayaların, Deniz Gezmişlerin olduğunu ve kahramanların insalık adına yapılan uğraşlar olduğunu anlatmanın şimdi tam zamanı. Gelin hep birlikte insanlık tarihinin kahramanlarıını anlatalım.

Doğu Zilan
19 Aralık 2009

FACEBOOK GRUBU

Video

videomanset

E-posta Grubu

Devrimci Liseliler (DEV-LİS)
E-posta Haberleşme Ağı

E-posta: