E-posta Grubu

Devrimci Liseliler (DEV-LİS)
E-posta Haberleşme Ağı

E-posta:

DEV-LİS Dergi Arşivi

Dergilerin tamamını görmek için resimlerin üzerine tıklayınız. Açılan sayfada derginin yüklenmesi bir kaç dakika sürebilir.
         

Anasayfa Makale ve Denemeler Emekçiye Jop, Kuyrukçuya Oscar...
Emekçiye Jop, Kuyrukçuya Oscar... PDF Yazdır E-posta

   Geçtiğimiz haftaya emekçiler damgasını vurdu. Sistem mağdurları her alanda grevdeydi. Bunlardan biri Tekel işçileriydi. 31 Ocak'ta Tekel'in tasvife süreci tamamlanıyor. Tekel'e bağlı 47 yaprak tütün işletmesinin kapatılmasıyla 12 bin işçi işsiz kalıyor. Hükümet işçiyi mağdur bırakmamak adına işçileri 4-C statüsüne geçirecek. Ancak hükümetin mağdur bırakmama anlayışı maalesef şöyle:
- Örgütlenme hakkı yok.
- Kıdem tazminatı yok.
- İş süresi 4-10 ay.
- Asgari ücret.
- Ne işçi, ne memur statüsü taşınacak.

   İşte hükümetin bu harika (!) çözümünü yetersiz bulan emekçiler Türkiye'nin dört bir yanından gelerek kitlesel bir oturma eylemi düzenlediler. Ancak haberi alan hükümet ve emniyet yerinde oturamayıp eyleme müdahale etti, emekçiyi oturtmadı. Benim işçim polis gazı, polis jopu, polis suyunu 1 Mayıslarda görmüştü bir tek. Üstelik oraya çatışmaya değil demokratik hakkını savunmaya gelmişti. Ancak polis 1 Mayıslardaki gibi korkacağı bir kitle göremeyince fırsattan yararlandı. Kadın-erkek, genç-yaşlı demeden insanların gözlerine gaz, yüzlerine su sıktı. Krizler geçirmelerine rağmen alanı terk etmeyen emekçiler, büyük bir sınav verdi. Polis sadece emekçiye değil, ''dokunulmayan'' milletvekiline de dokundu. Ama bu olumlu bir gelişme, bir fırsattı. Sisteme hizmet eden burjuva partisi milletvekili, emekçinin yanında olduğu iddiasıyla bol gazlı prim yaptı.

   Maalesef tek mağdur sınıf Tekel işçisi değildi. 25 Kasım'da DEV-LİS'in de destek verdiği kamu emekçilerinin 'Uyarı Grevi' vardı. 16 TCDD işçisi bu eyleme katılmaları gerekçe gösterilerek açığa alınmıştı. Sendika üyelerinin açığa alınması nedeniyle iş bırakıp grev yapan 30 sendika üyesi daha işinden uzaklaştırıldı. Artık işçinin işi o kadar zorlaştı ki demokratik bir eyleme katılmak bile 16 ailenin mağduriyetine yol açıyor. İşsiz kesimin fazlalığı kullanılarak kötü çalışma koşulları dayatılıyor, karşı çıkma durumunda ise pervasızca işten çıkartılıyorlar.

   Bimtaş işçileri de bu konuda mağdur. 7 Aralık'ta itfaiye hizmet ihalesi yapıldı ve Bimtaş ihaleyi kaybetti. Bir devlet hizmeti ihalelerle, taşeron şirketlerle olursa işçi her daim mağdur olur. Şuan işçiler ne yapacaklarını bilmez durumdalar ve devletin bu konuda çözümü yok. Zorlu çalışma koşullarını ya da işten çıkartmaları protesto edebilir hatta bu durumları düzeltebiliriz. Ancak ölüleri geri getiremeyiz. İş kazası denilerek Bursa'da 19 maden işçisini katlettiler. Koşullar, ihmaller işçiyi ölüme kadar götürüyor ve bu cinayetlere ''iş kazası'' deniliyor. Bu olay ilk değil ancak hala gerekli önemler alınmıyor. Olay sorumlusu maden şirketi sahibi ise serbest bırakılıyor. Ölen de, işten çıkarılan da anne babalarımız oluyor. İşçiler eziliyor, çocukları okuyamıyor. Olan yine yoksula oluyor. DEV-LİS bunun için her daim işçinin, emekçinin yanında olacaktır. Tıpkı 25 Kasım'da alanlarda olduğu gibi.

   Hükümetin demokrasi anlayışı maalesef bu. Bir yandan açılım nidalarıyla demokratik bir eylem yaptığını zannederek parti kapatıp, diğer yandan işçi sınıfının haklarını sömürüp, eylemlerine 'orantısız güç'le müdahale ediyor. DTP 'nin kapatılmasına karşı yapılan gösterilerde gözaltına alınanlar aylarca içerde kalacakken, onlara herkesin gözü önünde kurşun sıkanlar helikopterlerle kaçırılıp, gözaltına alındığındaysa aynı gün serbest bırakılıyorlar. Demokrasinin sistem partileriyle gelmeyeceği açık. Bizler tepkimizi gösterdikçe, polis jopuna direndikçe kazanacağız ve bunu yaparken onların süslü laflarınıza inanmayacağız.

   Geçtiğimiz haftanın emek haberleriydi bunlar. Ancak bu haberleri duyurmayan, duyursa bile grevleri ''iş bırakarak halkı mağdur etme'' olarak nitelendiren burjuva medyası var bir yandan da. Sisteme, hükümete hizmet ederek medyanın Oscarlarını alıyorlar. Suçu kimsede aramayın, suç sistemde. Ve sistem değişmedikçe bu ülkede, her zaman emekçiye jop, kuyrukçuya Oscar...

Z. Aynur
20 Aralık 2009