Okulda Polis İstemiyoruz!
Okulda Polis İstemiyoruz!
Üniversitelerde yıllarca karşı çıktıklarımızı şimdi ilköğretim okulları ve liselerde de uygulamaya koymaya başladılar. Siviliydi, resmisiydi derken her yeri polisle doldurdular. Önce güvenlik görevlileriydi derken (okulların parası yokken, bir hizmetli eksiltilerek, sosyal etkinliklere para bulunamayan ama velilerin verdikleriyle işe alınan güvenlikçiler), dış kapıdaki polis, okulların içine kadar girdi. Dersten çıktığınızda onu görüyorsunuz koridorda, müdürün odasında, yarın öbür gün belki de sınıfın içinde.
İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı 20.09.2007 (evet yanlış okumadınız) tarihinde “Okullarda güvenli ortamın sağlanmasına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin arttırılmasına ilişkin işbirliği protokolü” imzalamış. İmzalanan bu protokolün yürürlülük süresi 3 yıl ama taraflardan birinin sürenin uzatılmasına ilişkin itirazı olmadığı sürece protokol uygulamaya devam edecek. İmzalar İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e ait. “Eğitim ortamlarında şiddetin önlenmesi ve azaltılması strateji eylem planı” adıyla geçerken, tanımlar maddesi ise çok ilginç. Başbakanlık genelgesi: 2006/17 sayılı Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddet Hareketleriyle Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi için alınacak tedbirler konulu genelge.
Koordinasyon Birimi olarak; MEB Özel Eğitim Danışma ve Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak nitelendirilmesi ise Rehberlik ve Danışma Hizmetlerinin ve okullarda da PDR öğretmenlerinin görevlendirilmesi/işbirliği içinde olunması, bu öğretmenlerin mesleki ilkelerine de ters düşmekte; öğrenciler gözünde güvenilirlikleri ortadan kalkmakta.
Protokol çerçevesi iki aşamada gerçekleştirilecek: Birinci aşamada:
Okulların genel güvenlik durumları ortaya konulacak. Polis birimlerinde bilgi akışını sağlayacak birim oluşturulacak (Toplum Destekli Polislik bulunan yerlerde bunlardan kuruluncaya kadar çocuk şube müdürlüklerinden görevlendirilecekler)
Okullarda meydana gelen ve kriz olarak nitelendirilebilecek durumlarda olaylara müdahale edebilecek, krize müdahale ekibi oluşturulacak bu ekip okul irtibat görevlileri ile ortak çalışacak. Okulda ve çevresinde meydana gelen olaylar “Okul Adli Olay Bilgi Formu” doldurulacak ve üç aylık periyotlar halinde Asayiş Şube Daire Başkanlığına gönderilecek (Bu belgede suça karışanlar dışında, okul çevresindeki tüm dükkanlar, gelip geçenler en önemlisi de okul öğrencisi olup, okul sonrası ek işte çalışanların da adlarının istenmesi.) Başarı için ayda bir kez toplanılacak. Şiddet eylemlerinden, yasadışı örgütlerden ve ideolojik faaliyetlerden korunması, cinsel istismar, uyuşturucu, zararlı alışkanlıklara kadar çok geniş bir alan mevcut.
İkinci aşama Emniyet Genel Müdürlüğü, İl ve İlçe Merkez Teşkilatları ile MEB İl ve İlçe Teşkilatları işbirliğinde ilgili diğer kurum, kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla gerçekleşecek (toplantılar, seminerler, paneller vb.). Okulda güvenli ortamın sağlanması amacıyla öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapılacak. Polisin rolünün güçlendirilmesine yönelik eğitimler verilecek. Coğrafi sistem kullanılması, risk dağılımlarının tespit edilmesi sonucunda “Eğitim Ortamlarının Güvenliğinin Sağlanmasına Yönelik Ulusal Standart Uygulama Rehberi”yle ülke genelinde uygulama birlikteliği sağlanacak.
Birinci ve ikinci aşamanın tüm verileri değerlendirilerek, “ İl İlçe Okul Güvenliği Stratejisi” oluşturulacak. Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü ile Ankara İl Milli Eğitim Müdürü arasında Eylül 2009’da bir yıl süresi için imzalanmış, itiraz olmazsa uzatılacak protokole göre Ankara’da asayiş ve güvenlik açısından risk altında olan okullarda görev yapacak polis memurlarının görevlendirilmesi karar altına alınmış. Bu polisler yalnızca okullarda değil okul çevresindeki parkları, internet kafe, kafeterya, pastane, kahvehane, bilardo salonu vb. yerleri de denetleyebilecek. Okulda görev alacak polisler, okul bahçesi ve binası içerisindeki olaylar karşısında okul müdürünün koordinesinde işbirliği içerisinde hareket edecektir. Okul idaresi onlara uygun ortam hazırlayacak.
Okul polisleri görevli oldukları okullardaki idarecilerin mesai saatlerine göre çalışacaklar. Ancak öğrenci giriş saatinden yarım saat önce okulda hazır bulunup öğrenci dağılım saatinden en az yarım saat sonrasına kadar görev yerini terk etmeyecekler. Diğer illerdeki uygulamalar nasıl gidiyor ayrıntılı bilmiyorum ama Ankara’da neredeyse her okulda bir polis uygulamasına başlandı. Hatta Ayrancı Ticaret Lisesi’nde görevlendirilen polisin bir öğrenciyi dövmesi gazetelere de yansıdı. Bu konuyla ilgili Eğitim Sen Ankara 2 Nolu şubedeki rehber öğretmenler özellikle kendi alanlarına da girdiği için bir çalışma yaptılar hatta şube bir panel bile yaptı (İlçe milli eğitim müdürünü ve emniyet müdürünü de çağırdıkları için, birçoğumuz protesto edip gitmedik). Ama güçlü bir direnç olmayınca okullarda polisler müdürlerin odalarına girerek, koridorlarda dolaşarak görevlerini yapmaya devam ediyorlar.
Gerekçe olarak, “okullarda şiddet, madde bağımlılığı, cinsel istismar, çeteleşme v.b…” olaylara karşı ‘güvenlik önlemi’(!) biçiminde sunulsa da, Avrupa’daki örneklerinin inceleneceği yazılsa da; bu gerekçelerin asla bilimsel ve pedagojik dayanağı olmadığı kesin. Asıl olanın tam anlamıyla bir polis devleti oluşturmanın ön ayağı olduğu, genç beyinleri sindirmek ve 80’in kalıntılarını silmeye çalışırken, onun hediye kutularına süslü bir biçimde sarılmış halinin uygulatılmaya çalışılması ve bunun için de merkezi okulların öncelikle seçildiğini söylemek yanlış olmasa gerek. Dahası, yukarıda sayılan gerekçeler için okullara gönderilen Polisin birimi ilginçtir ki, bazı yerlerde Terörle Mücadele’dendir. Daha da vahimi, siyasi tartışmaları bir yana bırakalım, okullarda gençliklerinin heyecanıyla birbirleriyle tartışanların adları polis merkezlerine bildirilmekte, fişlenmekte, olaylar büyütülmekte, rehber öğretmenin on dakikada çözeceği sorunlar tüm okulu sararak, öğrencilerimiz mağdur edilmekte ve onlara da sorun çözme yöntemi olarak yalnızca şiddet ya da korkudan susmak gösterilmektedir.
Aslında bu konuyla ilgili söyleyeceklerim, yazacaklarım çok fazla ama ben bunları bu alanın esas sahiplerine (DEV-LİS) bırakarak burada noktayı koyuyorum.
Nurşen Yıldırım
21 Aralık 2009
FACEBOOK GRUBU
E-posta Grubu
![]() |
|
Devrimci Liseliler (DEV-LİS) |
| E-posta: |

